Beyin Damar Hastalıkları Tedavisinde Gamma Knife
Beynin damarsal hastalıkları beyin cerrahisi pratiğinde önemli bir konudur. Bu başlık altında incelenen hastalıklar beyin kanamasına yol açma potansiyelleri nedeniyle yaşamı tehdit edebilirler. Beynin farklı damarsal anomalileri mevcuttur. Ancak beyin damar hastalıkları tedavisinde Gamma Knife dediğimizde bahsettiğimiz hastalık AVM’ler olur. Yani Arteriovenöz Malformasyonlar. Beynin diğer bir yaygın damarsal hastalığı olan anevrizmaların tedavisinde Gamma Knife’ın yeri yoktur. AVM’ler ile benzer yapılarda olan kavernomların tedavisinde ise Gamma Knife’ın faydaları henüz tam olarak ortaya konulamamıştır. Bu nedenle de kullanımı oldukça sınırlıdır.
Anevrizma
Beyin damarlarında oluşan baloncuklardır. Yırtıldığında ciddi beyin kanamalarına yol açabilir. Bu durumda hastanın hızlıca ameliyata alınması, kanamanın durdurulması ve anevrizmanın kapatılması gerekir. Henüz kanamamış anevrizmalarda ise cerrahinin yanı sıra girişimsel uygulamalar da düşünülebilir. Yukarıda bahsettiğimiz gibi anevrizma tedavisinde Gamma Knife’ın yeri yoktur.
AVM (Arteriovenöz Malformasyon)
Beyinde oluşmuş damar yumaklarıdır. Bu damar yumakları yırtılıp beyin kanamasına yol açabilir. Yırtılmış ve kanamaya yol açmış olgularda tek seçenek cerrahidir. Kanamamış olgularda ise cerrahinin yanı sıra Gamma Knife da düşünülebilir. Yine de ilk seçenek çoğu zaman mikrocerrahi ile AVM’nin çıkarılmasıdır. Ancak Gamma Knife’ın AVM tedavisindeki etkin sonuçları da birçok yayınla bildirilmiştir. Bu da cerrahiye ciddi bir alternatif olarak AVM tedavisinde Gamma Knife’ı tercih edilir hale getirmiştir. Özellikle beynin kritik noktalarındaki AVM’lerde, hastanın ameliyatı kaldıramayacağı durumlarda AVM tedavisinde Gamma Knife teknolojisi düşünülebilir, öncelenebilir. Gamma Knife uygulaması ile AVM’nin kanama riski büyük oranda ortadan kalkar, damar yumağı zaman içinde büzüşür. Tedavi neticesinde AVM zaman içinde ufalmış ve etkisiz hale gelmiş olarak olduğu yerde kalabilir, bazen de tamamen yok olabilir.
Kavernom
Beyinde oluşmuş bir böğürtlen görünümünde olan anormal damar yumaklarıdır. Kavernomlar da aynı diğer damarsal patolojiler gibi yırtılabilir, beyin kanamasına yol açabilir. Bu tür bir acil durum geliştiğinde hastanın hızlıca ameliyata alınması gerekir. Kanamamış kavernomlarda Gamma Knife değerlendirilebilir. Ancak burada da altın standart tedavi ameliyattır. Uygun olgularda kavernomun mikrocerrahi yöntem ile beyinden çıkarılması hasta için en iyi sonucu verir. Zira bugün için kavernom tedavisinde Gamma Knife’ın hastaya sağlayacağı fayda ya sınırlıdır ya hiç yoktur. Sınırlı bir hasta grubunda, kavernomun beyindeki konumunun riskli göründüğü, hastanın ameliyatı kaldırma durumunun zor olduğu, hastanın ameliyat olmak istemediği durumlarda Gamma Knife değerlendirilebilir. Ancak burada da hastayı sadece takip etmek de bir seçenek olarak düşünülebilir.
Nihayetinde her hastanın kendi özel durumuna göre değerlendirilmesi ve tedavinin de bu doğrultuda planlanması gerektiği unutulmamalıdır.